Kayıtlar

ayh

 İnsanın kendinden dahi sıkılacak kadar sıkılgan olması patalojik midir sorusunun yanıtını terapistime sorduğumda nazik bir dille evet dedi. Her şey ama her şey, değişmeyip sabit kaldığında bana gelen lütfen şu an öleyim çünkü yaşayacak bir şey kalmadı hissiyle yaşamaya devam edeli almost 30 yıl oluyor. Geriye dönüp baktığımda yaşanacak yeni şeylerin karşıma çıkma frekansı düşse de varlığı konusunda şüphem yok. Amma ve lakin yaşlandıkça karşılaşılan yeni şeyler pozitif olmaktan çok negatif oluyor ve bu da benim 18 yaşında 29 yaşımdan daha zeki olduğum hipotezimi destekliyor. Çünkü 18 yaşımda bana kaç yaşına kadar yaşamak istiyorsun diye sorduklarında "35, çünkü ondan sonrası yokuş aşağı gibi duruyor" demiştim. 30uma yaklaştığım bu günlerde bunun çok yerinde bi tahmin olduğunu söyleyebilirim. Şu an 40 diyorum.  Romantik ilişkiler için de, hayat nezdinde söylediklerimin benzerini söylüyordum eskiden. En sıkıntılı ve can yakan meselem her zaman romantik ilişkilerim olmuştu. Uzun...

Kafama takılanlar

 * 1 senedir bir İtalyanla birlikteyim kafama takılan ve aşamadığım 2 konu var;     1. Espresso çok az değil mi ?     2. Makarnaya pasta demek ne kadar doğru?

Geçen sene bu zamanlar

          Geçen sene bu zamanlar çok mutsuzdum. o kadar çok ağlıyordum ki her gün gözüm sürekli enfeksiyon kapıyordu. tabii bunda, o sırada yeni tanı konulan majör depresyonumun, birlikte olduğum insanın narsist abuselarının ve günden güne kötüleşen panik ataklarımın neden olduğu bağışıklık düşüklüğü de oldukça etkili. yemek yiyemiyor sürekli kilo veriyordum. bunun bir nedeni de yine birlikte olduğum kişinin bana "balık etli" demesiydi. kendimi o kadar işe yaramaz, şımarık, itici ve şişman (ve daha bir sürü şey) hissettirmişti ki abuserım, sürekli hastalanmamı da fiziksel olarak yetersiz bir insan olmama bağlıyordum. Kendisi sağolsun ordan burdan topladığı STDlerle beni hastanelik edip, yumurtalıklarımdan başlamak suretiyle tüm bedenimi (literally tüm bedenimi; yumurtalık, akciğer, karaciğer,böbrek ve kalp) enfekte edip, beni ölüme yaklaştırıp, bir hastane odasında yapayalzıken "kimse neyim var bilmiyor, vücudum sürekli şişiyor, sürekli ateşim var,  he...

freedom is just another word for nothing have to lose

"freedom is just another word for nothing have to lose" Janis'in bu lafları günlerdir aklımdan çıkmıyor, Deniz'le yazmanın iyileştiriciliği ve insanın düşüncelerini sistematik bir hale getirmesi üzerine konuştuğumuzdan beri yıllardır yazmakla yazmamak arasında gidip geldiğim bu mecrayı daha aktif kullanmaya karar verdim. Bir şarkı sözünden binlerce düşünceye zıplayıp, düşlüncelerimi toparlayamamak da etkili oldu bu kararda.  Korkum yok değil, çünkü çok uzun süredir kitap okumuyorum, cahilliğim aldı başını gidiyor. Bu sebeple manalı bir kompozisyon oluşturma gibi konularda benim için büyük insanlık için küçük kaygılarım var. Fakat şahsi cahiliye devrimde, otobiyografik bir roman olsa 4 chapter edecek kadar çok şey yaşadım denebilir. "Özet geçmek gerekirse" şeklinde başlayıp özet geçemediğimi farkettim. Ama şunu söyleyebilirim; 27 yaş çok çetin geçti. Yapanlar neden overdose yapmış anladım. Bu virajı keskin ama sağlam aldım diyebilirim. Yaşananlardan dolayı bi...
Doğrulanmış "Keşfetmekten vazgeçmeyeceğiz Ve tüm keşiflerimizin amacı Dönmek olacak başladığımız yere Ve görmek o yeri yepyeni bir gözle"  

b-day girl

 doğum günüm olduğunu bile unutmuştum oysa ki, şimdi nazik bir kutlama yüzünden ağlıyorum

keday

 asitin uyanışını izlemek dünyanın en komik 3. şeyi falan. baygın bir şekilde yatıyor sonra bir anda irkiliyor ve salakça etrafa bakıyor. kendine gelmeden önce bi esniyor ve yemek yemek için kalkıyor lol. kedi değil bir dayı